Summertime sadness
Sıklığı diğer depresyon türlerine görece daha az olsa da şarkılara bile konu olmuş bir depresyon türüdür yaz depresyonu.
Mevsimsel duygu durum bozukluğu, genellikle her sene sonbahar ve kış aylarında günlerin kısalmasıyla ortaya çıkan bir depresyon şeklidir. Genellikle ilkbahar ve yaz aylarında ise günün uzaması ile mevsimsel depresyonu olan kişilerin belirtilerinde iyileşme gözlenir. Yaygınlığı %1-%9 olarak değişim gösterir(1). Özellikle mevsim değişimlerinin önemli oranda hissedildiği yüksek enlemli ülkelerde gözlenir.
Mevsimsel depresyonun sıklık ve yaygınlık olarak daha az rastlandığı için (görülme sıklığı %1) genelde hakkında pek konuşmadığımız bir türü var: Yaz depresyonu. Buradan da anlaşılmış olacak ki, depresyonun ilkbahar ve yaz mevsiminde oluşan bir tipi de bulunuyor. Bu depresyonun biçiminin nedenleri çeşitlilik gösterir; genetik etkenler, stresle bağlantılı nedenler, geçmişteki sıkıntı verici / travmatik olay ya da deneyimler… Bu faktörlerden biri ya da birkaçı biraraya gelerek, her sene mevsimsel olarak aynı dönemlerde tekrar hatırlanır ve depresyona sebebiyet verir.
Bazı akademik çalışmalar, mevsimsel depresyonun bu türünü insan biyolojisindeki değişimler üzerinden açıklamaktadır. Örneğin, bir çalışmada, yüksek mevsim sıcaklıklarının vücutta stresle ilişkilendirilen “hipotalamus-hipofiz-adrenal aks”ı uyardığı ve kortizol, katekolamin seviyelerini yükselttiği belirtilmiştir. Bu durum ruh halimizi düzenlemesi için gerekli olan nörotransmitter seviyelerimizde olası düzensizliklere sebep olmakta ve stresi yönetmemizi zorlaştırmaktadır (2).
Uzun süreli yüksek sıcaklıklar, beynin oksijenden faydalanmasını ve soğumasını olumsuz etkilemektedir. Bu etki, sıvı kaybı yoluyla ortaya çıkmakta ve duygusal süreçlerimizden, düşünme-muhakeme etme-karar vermeden sorumlu beyin bölgelerimizde (amigdala ve prefrontal korteks) kan akışını bozabilmektedir (3).
Peki yaz depresyonu kendini nasıl belli ediyor?
Yazın oluşan ve bir döngü gibi her sene kendini aynı dönemde tekrarlayan bu depresyonda,
- Endişe, kaygı (anxiety)
- Uyku problemleri (ya çok uykulu hissetme ya da uykuya dalamama)
- Sinirlilik, asabiyet
- Diken üstünde hissetme
- Kilo, iştahta değişim (iştahsızlık ya da kiloda artış)
Kadınlarda erkeklere kıyasla mevsimsel depresyon 4 kat fazla görülüyor ve genellikle bu durum geçici bir moral bozukluğu gibi hafife alınarak geçiştiriliyor. Oysa, bu durum kişinin yaşam kalitesini önemli oranda düşürüyor. Kişi tıplı, tadı olmayan bir yemeği yemek gibi, hayattan tat alamadan devam etmeye çalışır ve giderek daha da zorlanır.
Bedenimizde bir yara olduğunda nasıl ki yaraya müdahale edip sarmaya çalışıyorsak, ruhumuz da darbe aldığında ya da yorulduğunda, onu bakıma almak, ona iyi gelecek yolları aramak, gerektiğinde destek istemek kendimiz için atacağımız en önemli adımlardandır. Psikolojik destek ve gerekli durumda bir hekim tarafından önerilen ilaç desteği fayda sağlayabilmektedir.
Ayrıca, biyolojik nedenlerin de tetikleyici etkisinin yüksek olduğu bilinen bu depresyon türünde, kişinin yaşam rutinindeki çevresel düzenlemeler de katkı sağlamaktadır. Yaz aylarında düzenli sıvı alımı; sindirimi zor, ağır gıdalar yerine hafif içerikli beslenme; akşamın erken vakitlerinde yapılan kısa yürüyüşlerin ruh hali üzerinde olumlu değişimler yaptığı ifade edilmektedir.
- An overview of epidemiological studies on seasonal affective disorder. Acta Psychiatr Scand; Magnusson, A. pp. 176-184.101, 2000; [PubMed: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/10721866]
- Emerging effects of temperature on human cognition, affect, and behaviour. Biol Psychol; Fischer, S; Naegeli, K; Cardone, D; Filippini, C; Merla, A; Hanusch, KU; Ehlert, U. 108791 189, 2024; [PubMed: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/38599369]
- Cerebral vascular control and metabolism in heat stress. Compr Physiol; Bain, AR; Nybo, L; Ainslie, PN. pp. 1345-1380.5, 2015; [PubMed: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26140721]
